PrSB Forum

Yaz geldi,yaz demek tatil demek,tatil de Pяร๒ ƒ๏®uм demek!OKS,ÖSS VE SBS Öğrencilerine tercih döneminde kolaylıklar diler,gönüllerindeki yere gitmelerini temenni ederiz...
 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 OMIDA Seçim ve Savaş:2.Bölüm-Kabuslar,Hainler,Vampirler

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
DevriM
AdmiNistratoR
Master of FantasticFiction

AdmiNistratoR  Master of FantasticFiction
avatar

Mesaj Sayısı : 1034
Yaş : 26
Bugün nasılsın :
O tam bir :
Kayıt tarihi : 05/06/07

Karakterleriniz
Güç:
500/500  (500/500)
İsminiz: Franklin Theodore Schneider
Tarafınız ve Kan Statünüz: Safkan-Tarafsız

MesajKonu: OMIDA Seçim ve Savaş:2.Bölüm-Kabuslar,Hainler,Vampirler   Paz Tem. 01, 2007 12:24 am

Birden korkuyla uyandı.Etrafına bakındı ama hiç birşey göremedi.Saatlerce koşmuş gibi nefes nefese kalmıştı.Rüyasında iki vampir Kontes dedikleri bir kadının önünde eğiliyorlardı.Yaptıkları bir hatadan dolayı Kontes'te onları cezalandırıyordu..Kontes..Kadının bir soyadı vardı ama onu hatırlayamıyordu..Hatırlamaya çalıştı ama başı çatlayacak gibi ağrıdığından vazgeçti.Okul üniformasını giydi ve kahvaltıya indi.Masaya otururken başı döndü.Az daha düşecekti.Arda kolundan tuttu.
"Neyin var dostum?" dedi endişeyle "Bir aydır hayalet gibisin.Hastane'ye gitsen çok iyi olacak".Demir başını onaylar biçimde salladı.Tam ayağa kalkmıştı ki başı döndü,burnundan kan boşandı ve dizlerinin bağı çözüldü..Kalanını hatırlayamıyordu.
******
Gözlerini açtığında etraf karanlıktı.Baş ucunda Hemşire Orona'yı gördü.Demir hemen yatakta doğrulup "Ne oldu ya?Arkadaşlarım nerede?"dedi ama hemşire onu susturdu ve "Sakın konuşma zaten çok kan kaybetmişsin...Helin Aslı sana kan vermeseydi kim bilir neler olacaktı..Arkdaşlarını ise merak etme.Müdür Horana onların hepsini dışarı çıkardı çünkü biri bayılmıştı ve diğerleri ise donmuş gibiydi.Müdür onların şoka fazla dayanamayacaklarını düşndü.O yüzden burada değiller ama haber veririm." dedi.O çıktıktan sonra Helin yanına geldi
"İyi misin?" diye sordu incecik ve acayip bir sesle "Senin için çok endişelendim."
Demir yorgun bir şekilde gülümsedi
"Helin..." dedi "Ne güzel bir isim bu sana çok yakışıyor.Seni ilk o şölen akşamı görmüştüm.O günden beri aklımdasın.Şimdi ise bana bir hayat verdin.Çok teşekkür ederim."
Bir an için Helin'in gözlerinde ilginç bir parlama gördüğünü sandı ama yanıldığına karar verdi çünkü gayet normal gözüküyordu bir saniye sonra.Biraz sessizce durduktan sonra Helin izin isteyip yanından ayrıldı.O gider gitmez arkadaşları geldi.
İlk konuşan Melisa'ydı
"Selam Demir iyi misin?" diye sordu girer girmez..Demir o kendine has gülümsemesiyle karşılık verdi
"İyiyim veya değilim bilmiyorum.Ama biri bana neler olduğunu anlatabilir mi?Meraktan çatlıyorumda..."
Bunun üzerine birbirlerine karanlık bakışlar attı arkadaşları.
"Lütfen!" dedi Demir üstüne basa basa..
"Şey.." dedi Onur "Masadan kalktıktan sonra bayıldı.O sırada bile burnun kanamaya devam ediyordu.Sonra Profesör Horana seni hemen buraya getittirdi.Ne yaptılarsa durmadı burnunun kanaması.Sonra Hemşire,sana o Helin denen kızın kanını verdi.Kalanını bizde bilmiyoruz çünkü Arda kan görür görmez bayıldı,Işılay ve Melisa'da kriz geçiriyor gibiydi ve Müdür bizi dışarı attı.Peki anlatma sırası sende.Sana bir aydır neler oluyor böyle?"
Demir derin bir nefes aldı.En zor bölümdü bu.Yaşaması bir dertti.Anlatması ne olacaktı acaba?
"Madem bu kadar merak ettiniz," dedi biraz daha doğrularak "Bir aydır çeşitli kabuslar görüyorum.Vampirlerin(ah evet o kadar klasik işte diye ekledi)rapor verdikleri Kontes denilen birisi var.YGKM'nin bir kuruluna yerleştirdikleri bir casustan söz ediyorlar.Onun herkesi kandırdığını söylüyorlar.Bu Kontes'in bir de soyadı var ama hatırlayamıyorum.Kafam ister istemez buna takılıyor.O yüzden hiçbir şeye konsantre olamıyorum.Bir de geceleri uyumamayı bile düşündüm hatta bir kaç gece uyumadım çünkü uyanır uyanmaz geçici bir körlük yaşıyorum.Günün birinde kalıcı olursa ne yapacağım diye düşünmekten bir hal oldum ya..."
İçlerinde tek konuşabilen Arda'ydı
"Bize bunu anlatmamanı çok iyi anlıyorum çünkü korkunç bir şey.Ama anlatsan daha iyi olurdu.Belki bir çare bulunabilirdi.Ben derim ki kalkın Müdür Horana'ya gidelim.Belki o hem bir çare bulur hemde bu Kontes'in kim olduğunu bize söyler.."
Demir fırladı yataktan..
"Çok iyi fikir..Hadi gidelim!!!"
Ama Hemşire Orona işaret verilmiş gibi geldi "Hayır hiç bir yere gitmiyorsun.."
"Ah evet gidiyorum ve ne olursa olsaun da gideceğim.Müdür'e gidiyorum hatta!!!"
"Şey,hemşire?" dedi Işılay "Demir'İn rahatsızlığının çözümünü ve hatta sebebini öğrenebiliriz.Ki bu tedavi için çok büyük bir adım olur."
Hemşire başını onaylar gibi salladı ve "Gidin bakalım" dedi.
Yolda nedense Arda kahkaha krizine girdi,bu da Demir'i çileden çıkardı.
"Yine ne var?" dedi öfkeyle.
"Hiç hiç...Sadece Demir,katliamdan çıkmış birine benziyorsun.Kıyafetinin haline bak!!!" Demir başını iki yana salladı ve koşmaya devam etti.
Kapının önüne geldiler.Demir kapıyı tıklattı."Şey,Profesör bir şey sorabilir miyim?"
"Ah elbette Demir," dedi Profesör "Ne soracaktın?"
Demir arkadaşlarına anlattığı hikayeyi onada anlattı ve sordu "Profesör Kontes kim?"
"Anlatacağım ama bana önce birleşme kolunu göster.."
Demir kolunu açtı ve şoka uğradı..Önceden gri gri parlayan "D4" yazısı kıpkırmızı kesilmişti.Müdür oraya iyice bastırınca Demir kendini acı içinde haykırırken buldu.Acı bitince yazı normale dönmüştü.Müdür mırıldanıyordu "Ah,hayır...Tamda korktuğum gibi...Lanetlenmiş..."
"NE?" dedi hepsi bir ağızdan
"Kontes Proxton,Maxwell binasının hatta bu okulun gelmiş geçmiş en başarılı öğrencisiydi.Ayrıca Adsız Ülke Prensesiydi.Sankren Hakilya ailesini öldürdükten sonra onu aramaya gitti...Kalanında olaylar var ama boşverin..Neyse Sankren'i bulamadı..Sonra on beş yıl ortadan kayboldu ve geri döndü... Kontes Proxton olarak.Çünkü hakkı olan tahtı alamamıştı.Annesi babası ölünce nedense taht kendisinin kuzenine geçti..Halbuki prenses oydu..."
"Bu kadar mı?" dediler..
"Hayır ama sizin bu kadarını bilmeniz yeterli..Şimdilik iyi geceler..."
Koşa koşa binalarına giderken Demir acı verici bir gerçeği farketti ve binaya kadar neredeyse uçtu..
Odasına çağırdı arkadaşlarını.
"Şimdi," dedi "Cornelia Helena Proxton,Kontes Proxton'un kızı desem ne dersiniz?"
"Hiçbir şey,çünkü herşey mümkünmüş gibi geliyor" dediler.
Demir bilgisayarının başına geçti.Monitörden vuran o acayip ışıkta çok korkunç görünüyordu."Kontes Proxton" yazıp onayladı.
"BULDUM!" soluk soluğa bağırdı.

"Kontes Proxton:YGKMO'dan yüksek dereceyle mezun olmuştur.Asıl adı Amelia Jane Proxton'dur.Micahel Daniel Elantrox ile evlenmiş ve Cornelia Helena Proxton isimli bir kızı olmuştur.Sankren Hakilya (veya eşi) Adsız Ülke Kral ve Kraliçesi olan Ontorno ve Biallene Proxton'u öldürdükten sonra ortadan bir süre kaybolmuştur.Kızın karanlık dünyasından tamamen ayrı yetiştirmiş olup aynı zamanda Karanlığın Sesi ordusununda yönetmiştir.Şimdi tahminen 15 yaşında olan Cornelia camın muhafızıdır.Kendisi tüm kuşaklardaki D4'leri lanetlemiş olup Düşünce Muhafızı olarak kabus vb.şeylere sebep olabilmektedir."
"İşte bu niye beni lanetlediğini açıklıyor...2.Kuşaktan D4 benim!!!!!"
"Peki kaynağı neresi?" dedi Arda
"YGKM Veritabanı" dedi Demir zaferle "Melladora'nın öğrettikleri en sonunda işe yaradı.."
"Micahel Daniel Elantrox" yazdı ve onayladı
"Micahel Daniel Elantrox:Bilinen en büyük Adsız Ülke isyanının başlatıcısı.Hapis edilmiş,kaçmış,ülke prensesi ile evlenmiş,yerine geçen bir Değişken Adsız Ülke kral ve kraliçesini öldürmüştür.O günden beri Elantrox'tan haber alınamamıştır."
"Ama ben onun Sankren Hakilya'yı aradığını sanıyordum." dedi Melisa
Demir yazıyı biraz daha kaydırdı
"Proxton kendisinden hesap sorunca kendisinin o saatte bürosunda olduğunu söylemiş,Proxton onu bulamayınca eşinin yalan söylediğini düşünmüştür.Bu yüzden tüm kuşak D4'ler lanetlenmiştir..."
Demir'in kapısı hafifçe tıklatıldı.Demir ekranı karartıp gel dedi.Gelen Helin'di
"Neyin var Helin?" diye sordu Demir.Şüphe bırakmadan kesinlikle mordu gözleri Helin'in
"Ah yok bir şeyim"dedi kız "Sadece alerjim nüksetti.Sen iyi misin?Hastaneden çıktığını duydum.."
"Sen beni bırak aynaya bak." Aynasını uzattı ama o resmen aynadan korkmuş gibi görünüyordu.
"İyi geceler" dedi ve çıktı.
"Buna ne oldu şimdi?"
Melisa başını iki yana sallıyordu.
"Boşver onu biz Sankren'i arayalım..."

Demir Sankren Hakilya yazıp onayladı.
"Sankren Hakilya:Bir biçim değiştiricidir.Şu anda YGKMO'da olduğuna dair bazı söylentiler vardır.Mor gözlere sahip-------------"
gerisini okuyamadılar ekran karardı...Demir köpürmüştü
"Şimdi ne oldu buna??" ekrana vurdu bir kaç kez..Saat gece 00:30 olmuştu..
"Neyse,"dedi Arda "Çok geç oldu..Yarın Melladora'nın dersi var geç kalırsak gebertir bizi..İyi geceler..."
Demir nereye gitse Helin'in mor gözlerini ve Sankren'in tanımındaki mor gözleri düşünüyordu..
Sankren Hakilya=Helin Aslı mı?
İMKANSIZ!!!
Tabii bunun imkanlı olabileceğini hiç kimse bilemezdi.

"Sanırım Sankren'i bulduk Kontes.."
"Güzel..Nerede?"
"YGKMO'da 2.kuşaktan D4ün binasında.."
"Peki kalanını size bırakıyorum..."

Demir çığlıklar atarak uyandı...

_________________
Frankeschtein---Schneider

Suche gut gebauten 18-30 jährigen zum Schlachten
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://prsbforum.google-boards.com
 
OMIDA Seçim ve Savaş:2.Bölüm-Kabuslar,Hainler,Vampirler
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» [1299] > Commander Horse Patch (Savaşta Ata Binmek) !!!

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PrSB Forum :: Kültür,Sanat :: Edebi Ürünler-
Buraya geçin: