PrSB Forum

Yaz geldi,yaz demek tatil demek,tatil de Pяร๒ ƒ๏®uм demek!OKS,ÖSS VE SBS Öğrencilerine tercih döneminde kolaylıklar diler,gönüllerindeki yere gitmelerini temenni ederiz...
 
AnasayfaPortalTakvimGaleriSSSAramaKayıt OlÜye ListesiKullanıcı GruplarıGiriş yap

Paylaş | 
 

 Ölüm Lanetleri 1. sezon

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
Sayfaya git : Önceki  1, 2
YazarMesaj
La Reine
Usta Kalem
Master of FantasticFiction

Usta Kalem Master of FantasticFiction
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Yaş : 24
Bugün nasılsın :
O tam bir :
Kayıt tarihi : 28/07/08

Karakterleriniz
Güç:
500/500  (500/500)
İsminiz:
Tarafınız ve Kan Statünüz:

MesajKonu: Geri: Ölüm Lanetleri 1. sezon   Salı Ağus. 12, 2008 6:20 pm

25/2





Kapıdan içeriye giren kişi Voldemort’tu.İşte dedi Harry biraz sonra onlar ölecek dedi içinden.



Arkasında ki babasının sesini duymasıyla hemen onun yanına gitti.James,



--LİLY BU O.HARRY’İ AL, diye bağırıyordu.Voldemort, James’e bir süre küçümseyici bir şekilde baktıktan sonra asasını kaldırdı.Tam laneti atacakken Harry babasının kulağına,



--Onu yenicem, dedi.Bu sözleri James belli ki duymuştu.Çünkü yüzüne mutlu bir tavır takınıp ona doğru gelen lanet vücuduna isabet etmeden hemen önce karısında ki büyücüye bir tek bir şey söyledi.





--Seni yenecek.



James’in cansız bedeni yere düşerken Harry’nin gözlerinden yaşlar gelmeye başlamıştı.Sinirli bir şekilde Voldemort’a döndü.James’in bedeni yere düşerken yukarıdan annesinin çığlığı gelmişti.Bu Voldemort’u çok mutlu etmişti anlaşılan çünkü o tiz kahkahasını atmıştı.



Yukarı çıkmak için James’in ölü bedeninin üzerinden atladı ve merdivenlerden çıkmaya başladı.Harry son bir kez babasına baktıktan sonra Voldemort’un peşinden yukarıya çıktı.



O yukarıya çıktığında Voldemort asasını kaldırmış ve kapıyı yerinden uçurmuştu.





Voldemort,



--Kenara çekil kızım kenara çekil!, dedi.Lily kararlı bir şekilde küçük Harry’nin önünde duruyordu.



-Hayır,onun yerine beni al beni öldür!

Voldemort sakin bir ses tonuyla,

-Senin ölmen gerekmez Lily.Çekil önümden, dedi.



Lily kararlı bir şekilde başını salladı ve biraz öncekinden daha fazla kararlılıkla biricik oğlunun önünde durdu.Voldemort tiz bir kahkaha daha attı.Daha sonra asasını kaldırdı ve,



--Avrada kedavra, dedi.

Harry annesinin ölü bedeni yere düşerken remen ağlamaya başlamıştı.Voldemort son kez yerde ölü bir şekilde yatan Lily’e baktıktan sonra küçük Harry’nin yattığı yatağın yanına gitti.Harry ağlamayı kesmiş bir şekilde asıl merak ettiği sahneye bakmaya başladı.



Voldemort bir süre Harry’e baktıktan sonra asasını kaldırdı ve,



--Avrada Kedavra , dedi.Ama bunu söyledikten sonra koruyucu bariyer gibi bir şey sayesinde büyü geri tepti ve evi yıkmaya başladı.Bu sırada Harry Voldemort’a baktı.Yüzünde şaşkın bir ifadeyle iki ruha ayrıldı ve bir tanesi küçük Harry’nin vücuduna girerken diğeri sonsuzluğa karıştı.Harry gördüğü şeye alışmak için gözlerini kapadı ve açtığında yine o çorak arazideydi.







&&&&&&&&&&&&&&&





Dumbledore’nin Ofisi…



--Yani her şeyin sorumlusu babam öyle mi?, diye sordu Marc.Bir saattir duyduğu bütün her şeyin sorumlusunun babası olduğunu öğrenince şaşırmıştı.Dumbledore sevgi, şefkat ve üzüntü ile başını salladı.



Marc oturduğu yerden kalktı ve pencerenin yanına gitti.Dışarısına güneşin batışına baktı.





Dumbledore,



--Marc, bunu iyi düşünmeni istiyorum.Sana sunduğum teklifi iyi düşün Marc, dedi.



Marc tam cevap verecekken dışarıdan bir gürültü geldi ve kapı birden açıldı.İçeriye Severus girmişti ve telaşlıydı.





--Ölüm Yiyenler.Saldırıyorlar Albus, dedi.Dumbledore hemen oturduğu yerden kalktı ve Marc’ın yanına yürüdü.Omuzlarından tuttu ve,



--Şimdi Mercedes ve Harry’nin yanına gitmeni istiyorum ve teklifi mi düşünmeni istiyorum.Karar verdiğinde savaşmak için gel.Hangi taraf olursa olsun, dedi ve kapıdan çıkarak okulu savunmaya gitti.





Marc yavaşça Severus ve Dumbledore’nin çıktığı kapıdan çıkarak Hastane Kandına gitti.İçeriye girdiğinde iki yatakta yatan Harry ve Mercedes dışında kimse yoktu.İkisine baktı sessizce.





Harry kız kardeşini, hayatta en çok sevdiği ve değer verdiği kişiyi kurtarmıştı.Ama diğer taraftan ona karşı savaşmasını istedikleri kişide babasıydı.Marc bir kez daha düşündü ve kararını verdi.Asasını çekti ve savaşmak için aşağıya koşmaya başladı.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lareineetmelodie.forumup.web.tr
La Reine
Usta Kalem
Master of FantasticFiction

Usta Kalem Master of FantasticFiction
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Yaş : 24
Bugün nasılsın :
O tam bir :
Kayıt tarihi : 28/07/08

Karakterleriniz
Güç:
500/500  (500/500)
İsminiz:
Tarafınız ve Kan Statünüz:

MesajKonu: Geri: Ölüm Lanetleri 1. sezon   Salı Ağus. 12, 2008 6:22 pm

26-Savaş



26/1



Hermione asasını çekmiş ve okulu savunmaya inmişti.Yukarıda savunmasız bir şekilde Harry’i bırakmaya hiçte razı olmamış fakat Yoldaşlık daha gelmediği için savaşmaya inmişti.Hermione şimdiye kadar iki Ölüm Yiyeni de alt etmiş ve okulun içine kadar girmiş Ölüm Yiyenleri çıkarmaya başlamıştı.Birden ne olduğunu anlamadan bir Ölüm Yiyen asasını hemen öğrencilerin yanında olan bir duvara doğrulttu ve sessizce bir büyü yolladı.Büyü duvara çarptığı anda duvar bin parçaya bölündü ve parçalar Hermione ve diğerlerinin üstüne gelmeye başladı.Hermione sanki donup kalmıştı.Yerinden hareket edemiyor ve düşünemiyordu.Üzerine doğru gelen büyük bir duvar parçası vardı.Hermione son kez gözlerini kapadı ve ölüme boyun eğdi.Duvar parçası tam Hermione’nin üzerine düşecekken Hermione karnında bir kol hissetti ve geri çekildi.Hermione gözlerini açarak onu çeken kişiye baktığında hiçte şaşırmadı.









&&&&&&&&&&&&&





Bilinmezlik…





Harry gözlerinde yaşlarla yere çömelmiş bir şekilde duruyordu.İçinden “Neden o anıyı görmek istedim ki.” , diye düşündü.”Başka bir anıyı seçebilirdim ama hayır bunu seçtim.Neden?”, diye kendi kendine sordu.Aslında bunun yanıtını hemen verebilirdi Harry ama hayır onun yerine arkasında ki ses verdi.





--Bu savaşı neden verdiğini görmek içindi Harry.





Harry bu ses üzerine arkasını döndüğünde güzeller güzeli bir kadınla karşılaştı.Kadının saçları aynı başakları andırıyordu.Gözlerinin rengi maviydi ve üzerinde çiçek desenli bir elbise vardı.Harry kadını incelerken bir şey fark etti.Bu kadın Mercedes’e çok benziyordu.Kadın gülümseyerek Harry’e baktı ve ona kim olduğunu söyledi.



--Harry ben, Violet Riddle.





&&&&&&&&&&&&&&&&&



Kovuk…





Mrs. Weasley hem yemek yaparken hem de masayı hazırlıyordu.Kapı birden açıldı ve içeriye karnı burnunda bir kadın girdi.Mrs. Weasley sevecen gülümsemesiyle hemen kadına yardım etmek için yanına koştu.



--Yavaş Tonks, dedi gülerek.Tonks sandalyeye oturduktan sonra Mrs. Weasley’e dönerek,



--Sağol Molly.Daha doğmadan böyle doğduktan sonra ne yapacağım, ben diyerek gülümsüyordu.mrs. Weasley gülümseyerek ,



--Merak etme hepimiz yanındayız, dedi ve yemek hazırlıklarına geri döndü.Tonks Mrs. Weasley arkasını dönünce masada bulunan etin ucundan koparıp yemeğe başladı.Tam bir parça daha atacakken Mrs. Weasley arkasını döndü ve,



--Sende mi Tonks?, dedi gülerek.Tonks elinde ki parçayı da ağzına attıktan sonra gülümsedi.Birden Karnına giren sancıyla yerinde iki büklüm oldu.Mrs. Weasley telaşla yanına giderek,



--Doğum mu başladı canım?, diye sordu.Tonks kendisini toparlayarak,



--Hayır.Sadece güçlü bir tekmeydi, dedi.Mrs. Weasley son bir kez daha ona baktıktan sonra yemeğin başına geri döndü.Tam yemeği masaya koyacakken içeriye Dumbledore’ye ait patronus anka girdi.Mrs. Weasley korkudan sıçrayınca yemeğin birazını yere döktü.Anka Dumbledore’nin sesiyle konuşmaya başladı.



--Hogwarts saldırıya uğradı.Hemen buraya gelin.





Bunu söyledikten sonra anka kaybolurken iki kadının yüzünde ki gülümsemelerde kaybolmuştu.









&&&&&&&&&&&&&&







Hogwarts…



Hermione onu kurtaran Draco’ya bakarak başını salladı.Draco’da gülümseyerek cevap verdi ve kulağına eğilerek,



--Mercedes için gelmişler , dedi.Hermione bunun üzerine onu sımsıkı tutan güçlü kollardan sıyrılıp hastane kanadına doğru koşmaya başlamıştı.Draco’da delice koşan kadının arkasından koşuyordu.Arkalarında birden bembeyaz bir ışık belirdi.Draco ve Hermione o tarafa döndüklerinde neredeyse bütün yoldaşlık gelmişti.Mr. Weasley telaşla etrafına bakınıp onları gördü ve yanlarına doğru koşmaya başladı.Mr. Weasley yanlarına gelince Hermione nefes nefese durumu anlatmaya başladı.







&&&&&&&&&&&&&&



Bilinmezlik…



Harry dili tutulmuş bir şekilde karşısında ki kadına bakıyordu.Karşısında ki kadın Voldemort’un karısı ve sevdiği tek kadındı.Violet gülümseyerek,



--Sevdiği tek kadın ben değildim, dedi.Harry her düşündüğüne nasıl cevap verdiğini anlamıştı ama Violet’in söylediği cümle onu bir şok dalgasına daha soktu.Beynini kapatmaya çalışıyordu bir yandan da Harry.Violet ona doğru yaklaştı ve gülümseyen bir yüzle,



--Zihnini kapamana hiç gerek yok Harry.Ben nasılsa geri dönemem ve senin zihnindekilerde benim için önemsiz.Benim için önemli olan tek şey var Harry.O da kızım hayatını kurtarman.Bu benim için ne kadar önemliydi bilemezsin.Çocuklarımın her zaman yanındayım ama onlarla konuşamıyorum Harry.Onları en son iki yaşlarına girdikleri günden 3 gün sonra görmüştüm , dedi.İlk baştaki gülümseme azda olsa sönmüştü yüzünde.Harry ne söyleyeceğini bilemez halde,



--Önemli değil Mrs. Riddle, dedi.Kadın Harry’nin son kelimeyi söylerken zorlandığını görmüştü.Gülümsedi ve omuzlarından tutarak yürütmeye başladı.Onlar yürüdükçe çorak arazi yemyeşil kırlara dönüşüyordu.Harry çevresini incelemeye başlamıştı ama tam önüne ileriye baktığında Kırların arasında Hogwarts’ı gördü.Ama bir terslik vardı.İhtişamlı şatonunbir kalesi yıkılmıştı.Harry daha dikkatle baktığında yıkılan kulenin Gryffindor kalesi olduğunu anladı.Eli hemen asasını her zaman koyduğu yere gitti ama asası yoktu.Çaresizce Violet’e baktı.Violet üzgün gözlerle,



--Şu an Hogwarts’ta savaş var Harry ama sen bir sınavı geçene kadar savunmaya gidemezsin, dedi.Harry saldırgan bir tonla,



--Asam nerede peki?, diye sordu ama daha sonra sesinin tonunu fark ederek,



--Özür dilerim, dedi.Violet gülümsedi ve onu takip etmesini söyledi.Harry son bir kez daha şatoya baktıktan sonra zarif adımlarla yürüyen Violet’in arkasından yürümeye başladı.







&&&&&&&&&&



Yoldaşlık Merkezi…



Mrs. Weasley telaşla Tonks’u kaldırmaya çalışıyordu.Evde şu an kimse yoktu ve Tonks’un sancısı başlamıştı.Bu haldeyken Tonks hiçbir şekilde cisimlenemezdi.Bu yüzden Mrs. Weasley 911’i yani muggleların kullandığı ambulansları arayarak çağırmıştı.Tonks bir muggle hastanesinde doğum yapacaktı.





Kapı çaldı ve Mrs. Weasley hemen kapıyı açmaya koştu.Kapıyı açınca sağlık ekipleri hemen Tonks’un olduğu odaya gittiler.Fakat Mrs. Weasley’nin aklına bir pürüz gelmişti.Tonks büyük olasılıkla bir yarı-kurt bebek doğuracaktı.Hemen bir plan yapmalıydı.Bunu düşünürken kapıdan Brian Daves girdi.Mrs. Weasley derin bir nefes verirken Brian’a,



--Tonks doğum yapacak yalnız seçeneğim olmadı için muggle ilk yardım ekiplerini çağırdım.Onu St. Mungo’ya gitmeli, dedi.Brian,



--Hogwarts’a gidiyordum ama sen daha çaresizsin Molly.Merak etme halledeceğim , dedi ve içeriye girdi.







&&&&&&&&&&





Hogwarts…





Lucius Malfoy herkesten sıyrılmış revire doğru gidiyordu.Etrafına bir kez daha baktıktan sonra kapıyı açtı ve içeriye girdi.Sağ taraftaki yataklara baktı ve Mercedes’i gördü ama gözüne sol tarafta bir şey takılmıştı.O tarafa baktığında sanki altın bulmuş gibi yüzü ışıldadı.Yatakta savunmasızca yatan bir çocuk.Harry Potter.



Onun yanına doğru yürüdü ve asasını kaldırdı.Eğer şu an öldürürse kimse onun yaptığını bilmeyecekti.Lucius asasını kaldırdı ve tam lanet yollayacakken arkasından birinin seslenmesiyle olduğu yerde dondu.



--Dur baba.

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lareineetmelodie.forumup.web.tr
La Reine
Usta Kalem
Master of FantasticFiction

Usta Kalem Master of FantasticFiction
avatar

Mesaj Sayısı : 33
Yaş : 24
Bugün nasılsın :
O tam bir :
Kayıt tarihi : 28/07/08

Karakterleriniz
Güç:
500/500  (500/500)
İsminiz:
Tarafınız ve Kan Statünüz:

MesajKonu: Geri: Ölüm Lanetleri 1. sezon   Salı Ağus. 12, 2008 6:23 pm

26/2





Harry ve Violet yapraklarla ve sarmaşıklarla örülmüş bir kapının altından geçtiler ve çok değişik bir odanın içine girdiler.Aslında pekte bir oda değildi.Daha doğrusu uzun bir koridordu.



En sonunda içeriye ışık veren taş bir kapı vardı.Ona doğru yürüyorlardı.Violet tam kapının önünde durdu ve Harry’nin gelmesini bekledi.Harry de yanına gelince elini uzattı.Harry ona baktıktan sonra elini tuttu.Violet gülümseyerek kapıya döndü ve kapıyı iterek açtı.Harry’e baktı ve başıyla hadi anlamında bir hareket yaparak içeriye girdi.Harry’de eli Violet’tin elinde mecburen içeriye adımını attı.



Harry karşısında sadece üç tane ayna görünce şaşırdı.Hemen yanına baktığında Violet’ten eser yoktu.Ama odada başka biri vardı.



--Hoş geldin Harry Potter.







&&&&&&&&&&&&&





St. Mungo…





Mrs. Weasley ve Brian doğumhanenin kapısı önünde bekliyorlardı.Mrs. Weasley merak ederek Brian’a döndü.



--Nasıl hallettin de bizi buraya getirdiler, diye sordu.Brian,



--Aslında biraz Şaşırtmaca kullandım, dedi.Mrs. Weasley bunun üzerine sadece gülümsedi.Brian son kez kapıya baktıktan sonra,



--Benim Hogwarts’a gitmem lazım, dedi.Mrs. Weasley tamam anlamında başını salladı.Brian başıyla selam verdikten sonra pelerini yere değerek koşar adımlarla bir şömineye doğru gitmeye başladı.







&&&&&&&&&&&&&&





Hogwarts…





Lucius Malfoy arkasına döndüğünde hiç beklemediği biriyle karşılaştı.Kendi oğluyla.Draco Malfoy ile.



--Draco saçmalama.



Draco bütün sakinliğini koruyarak,



--Eğer onu öldürürsen Lord çok kızar.İnan anlar, diye de ekledi.Çünkü babasını nasıl anlayacak tarzında bakıyordu.



--Pekala ama yanımda da götüremem hemen beni yakalarlar.Mercedes’i götürmem lazım ama, diyerek kıza doğru yürümeye başladı.Draco,



--Hayır.Onun durumu iyi.Tüm planı altüst edersin, dedi sert bir tonla.Lucius Malfoy sinirlenerek asasını oğluna doğrulttu ve sinirli bir tonla konuştu.



--Benimle nasıl konuşuyorsun sen Draco.Crucio, dedi ve asasından çıkan büyü tam Draco’nun bedenine girecekken bir kalkan tarafından engellendi.Draco ve Lucius büyünün geldiği tarafa bakarak,



--Bak bak kimler gelmiş.Mrs. Granger bu ne büyük şeref.





&&&&&&&&&&&&&



Bilinmezlik…



Harry arkasını dönerken bu sefer kim diye düşündü.Arkasını döndüğünde karşısında kitaplarda gördüğü Nicolas Flamel’i gördü.Yaşlı büyücü,



--Seni burada fazla tutmayacağım Harry Potter.Tabii sınavı geçersen.Benim kim olduğumu anladın nasılsa , dedi ve üç aynanın bulunduğu yere doğru yürüdü.İlk aynanın önüne gelince durup konuşmaya başladı.



--Harry Potter.Önünde üç tane ayna var.Hepsinin sana vaat ettiği şeyler çok farklı.Fakat iki tanesi senin için hazırlanmış tuzaklar.Sadece biri seni gerçek yaşamına götürecek Harry Potter.Şimdi buraya gel, dedi eliyle ilk aynayı göstererek.Harry o tarafa doğru yürüdü ve aynaya baktı.Birden ayna vaat ettiği şeyi kendi üzerinde yazdı.Aynanın üzerinde Ailen yazıyordu.Yaşlı büyücü ikinci aynayı gösterdi.Harry sorgusuz ikinci aynaya doğru yürüdü ve önünde durdu.Bu sefer aynanın üstünde Voldemort’un ölümü yazıyordu.Harry bu sefer söylenmeden üçüncü aynanın yanına gitti ve üzerinde elinde olan şeyler yazıyordu.Nicolas Flamel ,



--seç bir tanesini Harry Potter, dedi.Harry üç aynaya da baktıktan sonra doğru olduğunu düşündüğü aynaya doğru yürüdü ve içinden geçti.





&&&&&&&&&&&&&



Hogwarts…



Brian okula gelmiş ve Lupin’i arıyordu.En sonunda Lupin’i buldu ve hemen onun yanına koştu.



--Lupin hemen St. Mungo git, dedi.Lupin neden anlamında baktı.Brian gülümseyerek,



--Baba oluyorsun, dedi.Bu haber üzerine Lupin gülümsemeye başladı ve Brian’a teşekkür ederek en yakın şömineye doğru koşturmaya başladı.





Lupin küçük bebeğini düşünmekten çevresinde dönen savaşı unutmuştu.Birden arkasından bir sesle olduğu yerde dondu kaldı.





--Avrada Kedavra.



Lanet Lupin’nin bedenine çarpmıştı.Lupin’nin cansız bedeni yere düşerken gülümsüyordu.Ama hayatın cilvesi buydu işte.Lupin ölürken küçük oğlu dünyaya merhaba demişti.





&&&&&&&&&&&&&







-Crucio.



Hermione bedenine çarpan lanetle olduğu yerde kıvranıyordu.Draco hiçbir şey yapamaz haldeydi zaten.Lucius oğlunu duvara fırlatmış ve orada kalmasını sağlamıştı.Draco acı bir şekilde feryat ediyordu.



--Lanet olsun baba.Bırak onu.Onun hiçbir suçu yok.Hayır.



Draco’nun artık gözlerinden yaşlar geliyordu.Hermione büyü kesilince yere düşmüştü.Onun için ağlayan,feryat eden ve kurtulmaya çalışan Draco’ya bakıyordu.Draco son bir kez daha denemeye başlamıştı ki kapı açıldı ve içeriye bir ses geldi.Konuşan kişi hepsinin kanlarını durduracak bir lanet yolladı.





--Avrada Kedavra.



Lanet direk olarak Lucius’un bedenine girdi.Lucius’un bedeni düşerken gözleri son kez kapanmıştı.Yine hayatın cilvesi ki Lucius’un gözleri kapandığında odada ki bir başka gözler açılmıştı.











Birinci Sezonun Sonu...

_________________
  Aşk sadece dudakların
Yağmurlar sadece gözyaşların
Geceler ise bensiz geçen cehennem saatlerin
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://lareineetmelodie.forumup.web.tr
Sponsored content




MesajKonu: Geri: Ölüm Lanetleri 1. sezon   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
Ölüm Lanetleri 1. sezon
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
2 sayfadaki 2 sayfasıSayfaya git : Önceki  1, 2

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
PrSB Forum :: Kültür,Sanat :: Edebi Ürünler :: Harry Potter Hayran Hikayeleri-
Buraya geçin: